Galileo’nun Karısı (Kitap Özeti)
Two women, two books…
ÇEVİRMEN Rex/Alex rutin bir hayat sürmektedir. Cuma günleri psikiyatrı Mahmut’a, cumartesi günleri diş hekimi Korkut’a ve pazar günleri de, meyvesi EdipBakDeniz’le pazara gidiyordur. Kalan zamanını ise evinin balkonunda çeviri yaparak geçirir. Evinin cam balkonunda çeviri yaptığı bir gece, apartmanın önündeki kavşağa bir pır-pır taşınır. Ve olamaz. Mahallenin kokusu/havası birden değişir. Rex/Alex’in kafası da birden şenlenir. Çevirisini yaptığı kitap aklına, uzun yıllardır Türkçeleştirmeye uğraştığı ama bir türlü beceremediği bir şiiri getirir. Artık iki çeviri işi vardır. Çevirilere gömüldükçe geçmişe savrulur. Çocukluğundan başlayarak, hayatındaki ince ayırımları, çoktan unutmuş ve önemsizleşmiş olması gereken olayları/ayrıntıları anımsamaya başlar. Kendi deyimiyle, içine “Proust virüsü” girmiştir. Böyle bir durumda, insan kendisinden kaçamaz. Bunun kendi hikâyesi olduğunu anlayan Rex/Alex sadece anlatır. Hem rutin yaşantısını/işlerini sürdürmekte, hem de kendi hikâyesini kendisine anlatmaktadır. Anlatır da anlatır. Anlatması bitince yazmaya başlayacaktır. Ama nerede? (Basın Bülteninden)
Kitabın editörü Nuh Naci Kişnişci son okumayı yapıyor…
İki yazı…



NOT: Kitabın basılı kopyasına ücretsiz sahip olmak isteyen koleksiyoncular bana *İletişim sayfasından ya da Rauschglück twitter hesabından mesaj yoluyla ulaşabilirler...
İlk sayfaya dönmek için Beth’in Rex/Alex’e yolladığı mektubun zarfına tıklayınız…
↓


