“Hıristiyan misyonerlerin buraya gelir gelmez Kızılderililere ilk yaptığı şeylerden biri, Berdache’ları tanrıları adına öldürmek oldu,” dedi Dellwood, “çünkü bu misyonerler, Berdache’lardan kurtulurlarsa Kızılderililere özgü birçok şeyden de kurtulabileceklerini biliyorlardı. Lanet olası misyonerler, neredeyse başardılar,” dedi Dellwood.






“Hayat dolu asi karakterleri büyüleyici bir biçimde kaynaştırırken, on dokuzuncu yüzyıl Amerikan tarihinin derin üzüntüsünü zekice ve güçlü bir duygusallıkla anlatan bir roman.”
The Washington Post Book World
“Vahşi Batı hakkında cesur, özgün, müstehcen, komik, yürek parçalayıcı bir fabl; kurgusal ve felsefi hazlarla dolu, Amerikan tarihine alışılmadık ve sarsıcı bir gözle bakan, parlak olduğu kadar karanlık bir kitap; eski büyük geleneğin içinde spritüel bir arayış.”
Los Angeles Times Book Review
“Öyküleme, tarih ve mit hakkındaki tüm düşüncelerimizi gözden geçirmeye bizi mecbur bırakan mucizevi bir kitap. Spanbauer bu kitabında, aklın ve bedenin müziğini ele geçiriyor.”
The New York Times Book Review








Tom Spanbauer’in Aya Âşık Olan Adam’ı, “çılgın birinin çılgın insanlar hakkında anlattığı çılgın bir hikâye”.
Beyaz adamın yok ettiği bir geleneğe yaslandığı anlaşılan Aya Âşık Olan Adam, yirminci yüzyılın eşiğinde, Vahşi Batı’daki küçük bir kasabada geçen ve şimdiye kadar bize ezberletilen westernlerden oldukça farklı bir kitap. Romanın ironik bir şekilde “Dışarıda-Kulübede” diye çağrılan ana karakteri ve anlatıcısı, küçük yaşta öksüz kalmış yarı Kızılderili bir oğlandır. Aynı zamanda bir genelev de olan bir otelin arkasındaki küçük bir kulübede yaşar. Bir süre sonra yaptığı tek iş, sarhoş erkeklerin gizli arzularını “dışarıdaki kulübede” tatmin etmek olmaya başlar. Ailesinin yerine koyduğu birbirinden ilginç, sevgi dolu insanlarla bir arada yaşamasına rağmen, anlamını bilmediği gerçek Kızılderili adına ve annesinin Kızılderili halkına duyduğu merak giderek karşı koyamayacağı bir boyuta ulaşınca, bir sabah, annesinin halkını bulmak için kasabadan ayrılır.
Yolculuğu boyunca karşılaştığı olağandışı karakterlerin ve rahatsız edici doğal manzaraların zengin törenselliği içinde, Kızılderili mirasının gelenekleri ve gizemleri hakkında pek çok şey öğrenir. Yaşadığı kasabaya geri döndüğünde ise bir dizi vahşi trajediye tanık olur.
Tom Spanbauer’in Aya Âşık Olan Adam’ı, özgün, hatta kırık dili ve “hayat dolu asi karakterleri” ile okuru başka bir zamana, başka bir mekâna ve unutulmuş bir kültürün köklerine doğru zevkli bir yolculuğa çıkaran, “çılgın birinin çılgın insanlar hakkında anlattığı çılgın bir hikâye”. Dahası, Amerikan tarihinin belli bir döneminden “zekice ve güçlü bir duygusallıkla” hesap soran cesur bir anlatı. Çevirmenlerin başını belaya sokacak kadar da müstehcen.
Romandan kısa bir bölüm okumak için dişi yağmurcuna tıklayınız…
↓

