Walter Benjamin
Karl Kraus (Fragman)

Karl Kraus’ta, Halaha* yazınının Alman dil kütlesi içindeki en görkemli atılımına tanık oluruz. İstisnasız her şeyin, sözcükler kadar nesnelerin de zorunlu olarak hukuk alanında sahnelendiğini kabul etmezsek, bu adamdan hiçbir şey anlamayız. Gazetenin her gün evine bir tomar ihbar mektubu getirmesi yeterli değildir; gözleri satır aralarını okumayı bilir ve suçlamaları ne kadar sağlam olursa olsun, bu isimsiz muhbirlerin de suçsuz olmadığını hemen fark eder. Gazetelere yönelik ateş püsküren, kılıç yutan filolojik incelemesinin tamamı aslında dille değil adaletle ilgilidir. Onun dilbilimsel araştırmaları ceza yargılama usül kanununa katkı olarak algılanmadıkça, başkalarının sözleri onun ağzından çıktığında birer corpus delicti [somut suç delili] sayılmadıkça ve Die Fackel’nın herhangi bir sayısı sadece bir duruşma olarak görülmedikçe anlaşılmazdır.[1] Davalar Kraus’un etrafında birikir. Viyana mahkemelerinde yürütmesi gerekenler değil, yargı yeri Die Fackel olan davalar. Ancak Kraus, savcı olarak her davayı temyize götürür. Verdiği cezaların hiçbiri onu tatmin etmez. O, sonsuza dek hiç durmadan adalet arayan ithamcının [Ankläger], Michael Kohlhaas’a[2] dönüşen savcının eşi benzeri görülmemiş, belirsiz, çift anlamlı, gerçekten demonik [dämonische] gösterisini sunar; çünkü hiçbir adalet onun suçlamasını karşılayamaz ve yaptığı hiçbir suçlama da onu tatmin edemez. Dilsel ve etik tartışmalarda kılı kırk yarması, kendisini hep haklı taraf olarak gördüğü anlamına gelmez; onun bu niteliği, kelimelerin ve şeylerin kellelerini kurtarmak için en mantıksız bahaneleri uydurduğu ve gözlerin gördüğü kanıtla ya da basit bir hesaplamayla sürekli çürütülmesi gereken bir yargılamanın gerçekten umutsuz adaletine aittir. Bu adamın özgürlük vizyonuna sahip olan ve bunu ancak başsavcı rolünü üstlenerek ilerletebilen az sayıda kişiden biri olması, güçlü diyalektiğini en saf şekilde ortaya koyan bir paradokstur. Onun yaşamı, çağımızda Yahudilerin dudaklarından dökülen en hararetli kurtuluş duasını somutlaştıran bir yaşamdır.
. . .
* İbranice de “Yol” anlamına gelen “Halaha”, Yahudilikteki dinsel yükümlülükleri ve halkın günlük yaşamını düzenlemek amacıyla Tevrat döneminden bu yana geliştirilmiş yasa ve hükümlerin toplamıdır. (ç.n.)
[1] Die Fackel (Meşale), Karl Kraus’un 1899’dan 1936’daki ölümüne kadar editörlüğünü yaptığı hiciv dergisiydi. Başlangıçta dergi başka yazarların katkılarına da yer veriyordu, ancak Aralık 1911’den sonra Kraus derginin tek yazarı ve editörü oldu.
[2] Michael Kohlhaas, Heinrich von Kleist’ın 1810 tarihli öyküsünün aynı adlı kahramanıdır. Bir atı çalınan Kohlhaas, adaleti sağlamak için hiç durmadan boşuna çabalar durur; çabaları arttıkça bir kanun kaçağına, bir isyancıya dönüşür ve sonunda darağacına gönderilir.
. . .
[“Karl Kraus (Fragman)” Aralık 1928’de Internationale Revue’de yayımlanmıştır. Almanca aslı GS2, 624-625’te bulunan metin Rodney Livingstone tarafından İngilizceye çevrilmiştir: Bkz. SW2, 194-195. Türkçe çeviride SW2’deki metin esas alınmış ve çeviri GS2’deki Almanca aslıyla karşılaştırılmıştır.]
. . .
Çeviren: © Suat Kemal Angı

