Uykulu Irmak

2000 yılının Kasım ayında “Hera Şiir Kitaplığı”nın yayımladığı Uykulu Irmak şimdi AÇIK OKUMA’da…

“sonra gider deliririz birlikte yalnız gel
karanlıkta kır bahçelerinde boşlukta
acelemiz yok bu güzel bekleriz
bir bulut gelir göğsünde elma olur
bir tay içinden geçer deliren karanfilin
saçların sararır mutluluk olur”

Seni Seviyorum Rosa


İde’ye

mızıkçı bir mızıkanın içine saklamıştık onu
sanmıştık ki rüzgâr hiç giremez içeri
kedi tüylerini karınca küllerini
birkaç çakıl taşını boş bir kozayı
kurutulmuş iki unutmabeniyi
dokunduğumuz herhangi bir yeri
ve daha bir sürü önemsiz şeyi büyütemez
— karanlığı emer böcek ipek tükürür
çocukluğunu atlar orta yaşlı doğar kelebek

bir buluta dönüyorsun şimdi
bir buluta dönüyorsun
davetsiz hanımefendi bir buluta
bir kemanın tuhaf aksanıyla konuşan ve
konuştukça bir kaplumbağa defterini
göğsüne bastıran
bir gece fotoğrafı gibi değil
vefasız yıldızları çok olan
önemsiz gerçekleri yani
bir tek
bıçağın tadını bilen kırık bir elma anlar seni
böyle tüm kalmaya çalıştıkça dünya
tutkusuz böyle bütün
çatlaksız bir ayna gibi

nedir ki duymaya çalıştığın
hasret kaldığın nedir ki

— ıslandıkça fark edilen bir kasımpatı gibi
fark edilmek istendikçe kaybolan biri yani

ıslandıkça fark edilen bir kasımpatı gibi
fark edilmek istendikçe kaybolan biri yani

ıslandıkça fark edilen bir kasımpatı gibi
fark edilmek istendikçe kaybolan biri yani


23 şubat’94 / ankara