Bazı kitaplar bitmiyor. Sanırım bu da onlardan. Minneti ölç deseler başakla ölçerim. Kimisi yağmurla, bir başkası tohumla ölçer. Ben başakla ölçüyorum. Güz kelebeği, kiraz ağacı, çatalkuyruk, mayıs bülbülü, sarı rüzgâr, oklukirpi, tarla çintesi ve diğerleri. Hepsi. Nefes uçup gidene. Başağa minnet borçlular…
Yaprağı ürpertecek,
arıyı esinleyecek kadar harfle yaz.
Gerisini Japongüllerine bırak.

GERÇEKÜSTÜ
Dün sonsuzdu aşk –
Kanatsız bakıyordun
Uçurumuma.
Kemiği saran
Alçı olup gülerdin
Dudaklarınla.
Kirpiler şahit
İki kocaman yazın
Armağanına.
Ormanda esen –
Paslı bir zincir gibi
Çözüldü aklım.
Sargı ten oldu
Toprağa karışmadan –
Unutma beni.
(“YOLDA GÖRÜŞÜRÜZ”)
“Sanatçı daima bir başlangıçtır.”
— Ezra Pound

HASRET HAİKU
Rüzgâr gülünce
Sarı başak içinde
Köpürür sevda.
KİRAZ AĞACI
Hayal ettiği
Bir kafes bir coğrafya
Sonsuz yeterli.
Bu bir temsildi
Başağına sarılmış
Kiraz yaprağı.
Simeon ten Holt, “Canto Ostinato” (Part 17 and 24)” by Sandra & Jeroen van Veen
Haikular…
V İ D E O L A R

Kapak fotoğrafı: EL Ias















































































