Kitapla yapıt arasındaki fark nedir? Bence fark, imgesine dönüşmüş sapkın nesnelerde, hatta bazı insanlarda da var olan “esinleme gücü”dür ve bu potansiyel gücün açığa çıkması mutlak bir “karşılaşma” anına, poetik bir ana ihtiyaç duyar. Gerisi mi? Esinlenen Okur, Kristal Kanatlar, Yol Olmuş Gökyüzü, Gülümseyen Yapıt… Öyleyse, yapıtın adını da analım: On Hashish. Onu Türkçeleştirmek harikulade bir deneyimdi. Esini ise “tekinsiz” bir deneyim yaşattı: “35 Parçalı Alegorik-Anakronik Bir Metin” olarak 2010 yılında basılan kitap, şimdi AÇIK OKUMA’da. Keyifli Okumalar…
(Fotoğraflarını kitabımda kullanmama izin veren Al Calkins’e minnettarım.)
“Ben onu yitirdim; sen hem ona sahipsin hem de bana.”

© Okumak İçin Tıkla
18
2 Aralık 2008, gece. Işık her şeyi soyar. Başka bir deyişle, bilişsel ya da düşsel, “onura ve özsaygıya varan” her tür aydınlık –ya da çıplaklık– hakikate de varır. (Bilge Karasu’nun kulakları çınlasın!) Öte yandan, her göz gibi, şairin gözü de, her ortamda fotoğraf çeker. Kameranın ortamın aydınlığına paralel olarak değişen enstantane hızı gibi, poetik bakma yeteneğine sahip gözün hızı da, ışıkla doğrusal bir ilişki içindedir. Işık artıkça hız artar. Hız arttıkça düşünmeye ne zaman ne de gerek kalır. Böylece, poetik uzamın kusursuz aydınlığında bakan şairin sözü ya da şiir, ebedi bir şimdiki zamanda söyleniyor olan, ama içinde geçmişte söylenmiş ve gelecekte söylenecek olanı da esrarlı bir şekilde saptayan/kapsayan “an resimlerinin” toplamı olma gücüne erişir. Ama bu imgesel toplam söze muazzam bir kısaltma olarak çevrilir ve bu kısaltma kaçınılmaz biçimde müthiş bir yoğunluk içerir. (Bu yadırgatıcı değildir, çünkü hakikat sahihtir ve açıklamaya gerek duymaz.) Şiirsel sözün anakronik şaşırtıcılığı buradan gelir. Işık ve hız arttıkça, doğal olarak göz de kısılır. İmgelem düşe yatar. Şairin düş avcılığı başlar. İmge ve anlam ikiz düşlerdir. Poetik uzamın dışında, ama sadece dışarıdan bakınca, imge düşün giyinik, anlam ise çıplak halidir. Bu ayrım, en başta, şiir uzamındaki aydınlığın izini taşıyan şairin kendisi için geçerlidir. Şair, fenerinde hakikatin gölgesini taşıyan bekçidir.
“Samuel Kohen. Her yıl fazladan bir giysidir, / Al bütün giysilerini, yılın bütün mevsimlerini / Alevim sönmeden önce.”

NOT: Kitabın basılı kopyasına ücretsiz sahip olmak isteyen koleksiyoncular bana *İletişim sayfasından ya da Rauschglück twitter hesabından mesaj yoluyla ulaşabilirler...











