YAZARIN SONRAKİ YAŞAMI

Yazarın Sonraki Yaşamı: “Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim.”

Bu sayfayı hazırlamaya pandemiden hemen önce karar vermiş, 31 Ocak 2020’de okurun beğenisine sunmuştum. Amacım, kapaklarıyla birlikte pdf formatında hazırladığım kitaplarımı okurla buluşturmak, yazdıklarımın tümünü okurla aracısız paylaşmaktı. Bunlardan bazıları çeşitli yayınevlerince yayımlanmış ama baskısı çoktan tükenmiş kitaplardı ve ben bu yolla onları tekrar hayata döndürebilecektim. Asıl amacım ise, son ürettiğim ve henüz yayıncı aramadığım, aramak da istemediğim kitaplarımı dijital kitap formatında yayımlamaktı. Yazdıklarım uzayda kaybolmasın ya da intihalci mendeburların elinde çarçur olmasın diye, ağırbaşlı bir saflıkla, her bir kitabım için yazar ISBN’si bile aldım ve bu “resmi” numaraları kitapların künye sayfalarına yapıştırdım. O tarihte, “Bu da bir yol. Bir ‘Açık Okuma’ önerisi. Tüm yapıp ettiklerimi, varımı yoğumu okura emaret ediyorum.” diye yazmıştım. O günden bugüne bu düşüncem değişmedi, sayfamın kapsamı giderek genişledi; sadece araya bazı zorunlu işler girdi. 2025 yılında son çeviri işlerimi de bitirip yayınevlerine yolladıktan sonra –ki bu bahar aylarında yayımlanacaklar– çekmecemde bekleyen kendi yazdıklarıma döndüm. Onları son kez gözden geçirdim ve çeşitli yayınevlerine yolladım. Walter Benjamin’le Yaşamak ve Galileo’nun Karısı için iki kibar ret yanıtı aldım. Cadde’yi, Hayır’ı, Bu Nasıl Gezegen Böyle Canım?’ı ve şiir kitaplarımı sunduğum yayınevleri ise yanıt verme zahmetine katlanmadılar. Kolay ve alışılmış yolu seçip, görmezden gelmeyi tercih ettiler. (Bu arada, Benjamin’in yarım bıraktığım Karl Kraus denemelerinin çevirisini de tamamlayıp Mavi Çınlıyor Her Şey adıyla kitaplaştırdım. Hatta saygın bir yayınevine yollayıp ret yanıtı koleksiyonumu zenginleştirdim.) Velhasıl, kalkıp gitmeden önce, gençliğimden beri yiyip içtiğim sofrayı güzelce toparladım. Ardımda, servise hazır tertemiz bir masa bırakıyorum…

Bu yazının giderek bir tür veda yazısına dönüşeceğini hissettiğimden, iki dileğimi okurla paylaşmakta sakınca görmüyorum. Birincisi, birkaç kitabımla ilgili. Aklıma bir çırpıda üç tanesi geliyor: Sevgili eşim Pelin’in okur okumaz “Bunlar sanki başka bir dünyadan yazılmış!” dediği haikularımı topladığım Tatlı Su. Bir diğeri, “Benjamin’le Yaşamak”ın hemen sonrasında, beş günde yazıp bitirdiğim Cadde. Her zaman, bir yazarın yazmaya değer bulduğu tek bir kitap olduğuna inandım; eğer yazar şanslıysa, cesaretini ve gücünü topladığı anda o kitabı yazmaktan kaçamaz. İşte Cadde benim için o kitap. Sonuncusu ise, “Wittgenstein’ın Metresi”nin esinlediği 622 sayfalık Galileo’nun Karısı. Tarifsiz cömert bir kışın bembeyaz heyecanı içinde yazılan koca bir roman. (Belki bu üç kitabın arasına, geçliğimdeki ilk kırılmayı temsil eden “Cathay İle Konuşmak”ı da dahil etmeliyim. Bu şiirleri yazar yazmaz “kafamı sırılsıklam kâğıttan kaldırmış, O’nu aramış, ama ağaçların kalabalığından görememiştim. Kulağımda homurtusu kalmıştı: Varoluşa şifrelenmiş her deneyim gibi, bunu da yoruma kapatmalısın.”) Dileğime gelince. İşte bu üç kitabımın okunmasını, üzerinde konuşulmasını çok isterdim. Tatlı Su henüz günışığına çıkmadığına göre, hâlâ umutlu olabilirim. Belki bir gün bu dileğim gerçekleşir. İkinci dileğime gelince. Bir oğlum var. Adı Edip Deniz. Edip’i annesi, Deniz’i ben koydum. Babası olarak ona bir kütüphaneden başka bir şey bırakamayacağım. Dileğimse tabii ki kitaplarla ilgili. Ondan bu sayfayı bu haliyle benden sonra devam ettirmesini istiyorum. Ama bu, işin kolay kısmı. Ola ki günün birinde, AÇIK OKUMA’da okura sunulan kitaplardan birini bir yayınevi yayımlamak isterse, Edip’ten bu yayınevine kibarca “Hayır” demesini istiyorum. Çünkü tersi, seçilen güneşli yoldan sapıp dikenli bir patikaya girmek olacaktır. Kaldı ki, iyi niyetli, entelektüel heyecanını yitirmemiş hiçbir yayınevini hüsrana, dahası zarara uğratmak istemem. Epeydir biliyorum ki yazdıklarım, “bir sonraki çağın rüyasını gören yada hayalini kuran” üç beş okur için. Bu kitaplar benim o okura armağanım. Sevgili/sevdalı okur: Kapakların üzerine tıklayıp kitaplara ulaşabilirsin. İstersen bu dijital kitapları ekrandan oku, istersen bilgisayarına indirip arşivle. Belki kitaplığına dizmek isteyebilirsin. Ama o zaman kâğıt çıktısını alıp kitap formatına getirmelisin. Yani onlar senin, dilediğini yapabilirsin…

Daima kendim için yazdım, şiir uzamının beni biçimlendirmesine izin verdim, minnet duydum ve mümkünse tek bir okurun kalbine dokunabilme umudunu taşıdım. Bu Nasıl Gezegen Böyle Canım?’da okur ile yazar arasında bir ayrım yapmış, okuru yüceltmiş, bağrıma basmış ve demiştim ki:

“Öyle heyecan dolu ve öyle heyecan vericilerdi ki! Onlarla şiir konuşmak, şiiri onlardan dinlerken jest ve mimiklerini izlemek, tanımsız bir manzaranın karşısında büyülenmek, usul usul bir sihrin içine emilmek gibiydi. Yalnızca yaprak hışırtılarının, arıların ve diğer börtü böceğin mırıltı ve tıkırtılarının, her renkte esneyen dikenlerin ve belki uzaklardaki çağıl çağıl bir akarsuyun sadece inleyen sesinin işitildiği düzensiz bir kırda, ‘yıldızların görülebildiği, nadiren beliren bulutların sargı bezi gibi incecik, aylara inat katbekat saydam olduğu, içtenlikle ve sızlanmadan çiseleyen yağmurların oyalanmadan dindiği’ akıl almaz bir yaz mevsiminin tuhaf bir ikindi vakti, çıt çıkarmadan konuşarak okyanuslar ve uçurumlar aşan, ‘sanki sonu olmayan bir hiçliğe yelken açan’, bağış ve bağışlamayla dolup taşan, mucize varoluşlar. Yaşamanın en ilkel, canlı olmanın en saf hali. Hayatın tam kalbinde. Ürpertici güzellikler. Ama ‘her ana bayram telaşında, çünkü her güne sevişerek başlayan’ bu genç insanları şaşırabilmenin ve şaşırtabilmenin mücevher mutluluğuyla donatan şey, okur ile yazarı birbirinden ayıran şeydi: Beklentisizlik. Kalplerine saplandığı açıkça görülebilen şiir bıçağına rağmen, varoluşlarına dokunabilmesi, yeni geçitler, bembeyaz vadiler ve çiçekler açabilmesi umudu dışında, şiirden en ufak bir dünyevi beklentileri yoktu. Kırılacak ya da çoktan kırılmış umut taneleri.”

Gelelim son duruma: Bu büyük köyün aşiret düzeninden kurtulmuş biri gibi hissediyorum: hazin yükünü kafasından atmış, özgürleşmiş, yaşamaya hazır bir adam. Bahar da geldi; düzensiz kırlarıma giderim. Çay demlenirken çiçek böcek fotoğrafları çeker, otların kederli sesini dinlerken Naso’dan dizeler okurum. Ve Son Dünya’yı hayal ederken bir iki haiku yazarım.

Sayfam sevgili/sevdalı okura emanet. İyi okumalar…

Suat Kemal Angı

15 Nisan 2026


Özgün Eserler

Tatlı Su, şairin 20 Haziran 2017 – 3 Şubat 2026 tarihleri arasında yazdığı haikulardan oluşuyor. Daha önce yayımlanmayan eser AÇIK OKUMA’da.

DÖNGÜ
Hayat ne güçlü!
Şelaleye dönüyor
Anne somonlar.

Şairin İngilizceye kendisinin çevirdiği haikular toplamı Sweet Water AÇIK OKUMA’da.

“Some books are never truly finished. I suppose this is one of them. If someone asked me to measure gratitude, I would measure it with the wheat ear. Some would measure it with rain, others with seed. I measure it with the wheat ear. Sand butterfly, the cherry tree, earwig beetle, thrush nightingale, yellow wind, porcupine, bunting, and the others. All of them. Until breath leaves the body. They all owe their gratitude to the wheat ear.”

Vahşi Bir Yaz üçlemesi, “Dünya Yanarken”, “Tüs” ve “Kardan Sona Doğru” adlı üç şiir kitabından oluşuyor. 6 Mayıs – 30 Haziran 2017 tarihleri arasında yazılan ve daha önce yayımlanmayan eser AÇIK OKUMA’da.

“Eksik kalandan artan
Siste önce sahiden
Kaybolan mı sona erecek
Ne aranmak ne bulunmak
Güneşim sıcacık

28 Ocak 2012 – 17 Nisan 2016 tarihleri arasında yazılan ve bir dönemin kaydını tutan şiirlerin toplandığı Kar Körü Türkiye ilk kez AÇIK OKUMA’da.

“Yani yazmak trajedisi
adamızın kırlaşan yanını taklit ederek
neden diye sormaya vakit kalmadan
hiç can sıkmadan
gelir gelmez akla ölümü kat ederek
âşık gözlerin esinleyen tesellisi.”

16 Ekim 2012-16 Mart 2013 tarihleri arasında, Wittgenstein’ın Metresi‘nin çevirisine verilen zorunlu molada yazılan ve Mart 2014’te sınırlı sayıda basılan Galileo’nun Karısı artık AÇIK OKUMA’da.

“YILLARCA Oh-God! kelimesini, Oh-Cock! anladım. Bugün tek sorunum bu. Acaba hangi Türkiye kalacak meyveme? Yedi yıldır tek sorunum bu.
Çocukken tükenmez kalem koleksiyonum vardı. Sonra aktılar. Sonra ne oldu bilmiyorum.
Kâğıtlar.
Onlar işim benim.”

15-26 Ekim 2005’te yazılan ve Şubat 2007’de Altıkırkbeş Yayın tarafından farklı bir isimle yayımlanan bu “Önsöz”, Hayır adıyla artık AÇIK OKUMA’da.

“Aslında bu ad ona yakışmıştı, zira kahraman yazarımız zahmet veren her şeye, herkese karşıydı. Yürüyen kuşa, açamadan solan çiçeğe, batan dikene, tırmalayan kediye, ısıran köpeğe, nazlanan kadına, uzun geceye, soğuk gündüze, üniversiteye, öğretmene, işçiye, sendikaya, patrona, taş yola, sisteme… Bay Hayır tam bir muhalifti, muhaliflere bile. Her şeye olabilirdiniz ama Bay Hayır’a muhalif olamazdınız.”

19-23 Aralık 2008’de yazılan ve Kasım 2011’de sınırlı sayıda basılan Cadde artık AÇIK OKUMA’da.

“Z’yi tutamamıştım. Metalin metale sürterken çıkardığı acı fren sesiyle birlikte Z de çeliğe, buhara ve çığlığa karışıp yok oldu. Tarihin değişik dönemlerine uğrayıp birbirlerine gönül bağıyla bağlı yolcuları toplayan ve Pera Palas’a taşıyan tren nihayet durabildiğinde, kalbimin atmıyor olduğunu fark ettim. Yemekli vagonun tam kapısının önünde sarhoş ve gönülsüz bir gölge dikiliyordu.”

Yazarın, Walter Benjamin’in Esrar Üzerine isimli kitabının çevirisi sırasında kaleme aldığı WALTER Benedix Schönflies BENJAMIN’LE YAŞAMAK artık AÇIK OKUMA’da. Kitap, Ekim 2010’da Siyah Beyaz Kitap tarafından yayımlanmıştır.

Şaşırmıştı. “Bunu da kim yazdı?” dedi. Adorno, dedim. “Bizim Theodor mu?” dedi. Tam olarak, dedim. “O halde George işi layıkıyla halletmiş,” dedi. Evet, dedim. Gövdesine derin bir ferahlık yayıldı. Türk kahvesine ne dersin, dedim. “Âlâ ve rânâ,” dedi. Birer de sigara. “Şahane.”

28 Aralık 1996’da yazılan ve Kasım 2011’de sınırlı sayıda basılan Dip Metin artık AÇIK OKUMA’da. Dip Metin şairin poetikasını oluşturan “Şiirin Gerçek Tanrısı Tanrının Can Sıkıntısı”nın ilk bölümüdür.

“Okuyucu anlam telaşını sürüncemede bıraktığınca yaşayabilir. Bunu da şiiri anlamaya çalışarak yapar: korunmalı bir yol. Oysa şiiri anlamamızın nedeni Anlam değil, Deneyimdir.”

Şairin poetikası. Daha önce kitap olarak yayımlanmayan bu metinler AÇIK OKUMA’da.

  • Yazarın Notu: Çekmecede Unutulan Deneyim
  • Önsöz Yerine: Hakikatin Derin Akustiği İçinde Şiirsel Algıya Kalan Uçucu Miras: Walter Benjamin
  • DİP METİN
  • ŞİİR-SİNEMA ya da ADLANDIRMA-DEFORMASYON
  • ÇORAK ÜLKE’DE SUYUN ANIMSATMAK VE UNUTTURMAK İSTEDİKLERİ
  • TARİH KAVRAMI ÜZERİNE’Yİ POETİK GÖZLE OKUMA DENEMESİ

Suat Kemal Angı’dan Dünyada Bir Yerde, Nuh’un Gemisindeki Gençlik ve Konuşacak Kimse Yok B isimli novellalarını bir araya getirdiği, gerçekliğin ve gerçeküstülüğün sınırlarında gezinen bir üçleme: Bokböceği, Jaguar ve Fil.

© İthaki, 2024 – 1. Baskı, Haziran 2024

Sonra düşündüm. “H bu zarafetle zaten yaşayamazmış. İyi ki zamanında gitmiş, daha fazla acı çekmemiş,” dedim. Aramızdaki “tek” şairdi. Zarif, naif, kederli bir vazoydu. Yağmur ormanı resimli bir Çin porseleni. Sanki evde yer yokmuş gibi, pencerenin pervazına koymuşlardı.

Kasım 2022’de Cem Yayınevi tarafından yayımlanan Bu Nasıl Gezegen Böyle Canım, yazarın Bayan Unguentine’nin Seyir Defteri (Stanley Crawford) romanını çevirirken eşzamanlı olarak kaleme aldığı sürpriz bir metin. Artık AÇIK OKUMA’da.

“ŞİİRE, duaya, kayaya; insan bir yere sığınacaksa, bunu tek başına ve sessizce yapmalı. Başka türlüsü yalan olur. Kalabalıkların ortasında mutlaka gizlenecek bir yer, gizleyecek bir şey vardır. Yoksa da kolayca bulunur. Sarhoş ya da öfkeliyken ise, kişi ne susabilir ne de anadiliyle konuşabilir.”

5 Temmuz 2007 – 6 Mayıs 2012 tarihleri arasında yazılan şiirlerin toplandığı Def-im, Eylül 2014’te Hel Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Artık AÇIK OKUMA’da.

“Biliyorum. Tek dudaklı siyah bir kirazdım. Konuşmak neyime. Yetiyordu. Güneşin getirdiği uyku, yağmurun bağışladığı neşe.Sunmak neyime. Çökerdi bir gün benim de acılarım dibe. Ah!”

“Cahil Zaman” şiir üçlemesinin ilk kitabı Ney, Ekim 2007’de Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı.

“hissediyor musun bu şiirin
peşinden gittiği yeri
yılanın içinde esen yeli”

“Cahil Zaman” şiir üçlemesinin ikinci kitabı Ş., Ekim 2007’de Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı.

“bir an görülmedim
çoktan vahşileştim
kimdiyseniz kimdiniz
kuşkusuz beklenildiniz
kuşkusuz çok sevildiniz”

“Cahil Zaman” şiir üçlemesinin üçüncü kitabı Kankurutan., Ekim 2007’de Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı.

“bulutlar kükredi masallara
denizler susadı vapurlara
evler devrildi toprağın karnına
insanlar aç tanrılara”

Cahil Zaman şiir üçlemesi, tek kitap olarak AÇIK OKUMA’da.

“cahil zaman içinde
ıslak mekân içinde
önce aydınlık vardı
toprak sanki şeffaftı
görebiliyorduk vapurları
savaşa giden atları
tutuyorduk köprünün ayaklarını
tutuyorduk utançla
duvarlarla çitlerle
üstümüzde bölünmüş dünyayı”

1995 yılında yazılan “Epiphany” şiir üçlemesinin birinci kitabı Çağrışımlar Kitabı, Eylül 2003’te Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı. Artık AÇIK OKUMA’da.

“hem kafesi hem gökyüzü
olduğumuz söz
dil onun mızıkacısı”

Not: “Cathay ile Konuşma”, Çağrışımlar Kitabı’nın içindedir!

1995 yılında yazılan “Epiphany” şiir üçlemesinin ikinci kitabı Tenedos’ta Hazır Giyim, Kasım 2003’te Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı. Artık AÇIK OKUMA’da.

“ağzında bir kediyle geçti
ağzında bir kediyle geçti
süitimin içinden
dans pabuçlarını düşürmüş
bir karga
Johann Sebastian Bach”

1995 yılında yazılan “Epiphany” şiir üçlemesinin üçüncü kitabı Saçılmış Mavi, Şubat 2004’te Altıkırkbeş Yayın tarafından basıldı. Artık AÇIK OKUMA’da.

“önce sol yanağından
sonra sol gözünden
en son alt dudağından
az önce şeker yemiş ağzımla öperim”

Nisan 2003’te Altıkırkbeş Yayın tarafından basılan Kadın Kokusu, “Ucuz Roman”, “Köprü Üstü Aşıkları”, “Duman”, “Otomatik Portakal” ve “Kadın Kokusu” filmleri hakkında yazılmış denemelerden oluşmaktadır. Her satırı Walter Benjamin’den izler taşıyan yazılar birbirine eklemlenerek ilerler ve nihayet Charlie Chaplin imgesinde somutlaşan bir deneyimle son bulur:

“Charlie Chaplin melektir, zahmetsiz ve dinamik yaşar. Charlie Chaplin’in sözlüğü yoktur. Çünkü sözlüğü tek eskimeyen sözcükten ibarettir: kendisi.”

AÇIK OKUMA’da.

Kasım 2000’de Hera Şiir Kitaplığı tarafından yayımlanan Uykulu Irmak şairin ikinci şiir kitabıdır. AÇIK OKUMA’da.

“sonra gider deliririz birlikte yalnız gel
karanlıkta kır bahçelerinde boşlukta
acelemiz yok bu güzel bekleriz
bir bulut gelir göğsünde elma olur
bir tay içinden geçer deliren karanfilin
saçların sararır mutluluk olur”

Kasım 1994’te Cem Yayınevi tarafından basılan Göl Balıkları ve Orta Yaşlı Kelebekler şairin yayımlanmış ilk kitabıdır. AÇIK OKUMA’da.

“bir kuğunun içindeyim
boynunu geriye kırmış uyuyor
suyun suskusuna brakmış kendini
beyaz bir çelenk gibiyim”


Çeviri Eserler

A L T I K I R K B E Ş
Neredeyse bütün eserleri dizisi: 02
William Blake – The Mariage of Heaven and Hell, 1790

2. baskı: Eylül 2003

Türkçesi
Suat Kemal Angı

A L T I K I R K B E Ş
Neredeyse bütün eserleri dizisi: 03
William Blake – Songs of Experience, 1794

2004

Türkçesi
Suat Kemal Angı

İyi Okumalar…


Işık Yılları / James Salter
Kitabın Özgün Adı: Light Years

© Jaguar Kitap, 2026

1. Baskı: Nisan 2026

İngilizce Aslından Çeviren
© Suat Kemal Angı

Yalnızlığın Esirleri / Patrick Hamilton
Kitabın Özgün Adı: The Slaves of Solitude

© Jaguar Kitap, 2025

1. Baskı: Kasım 2025

İngilizce Aslından Çeviren
© Suat Kemal Angı

Bir Oyun, Bir Eğlence / James Salter
Kitabın Özgün Adı: A Sport And A Pastime

© Jaguar Kitap, 2025

1. Baskı: Mart 2025

İngilizce Aslından Çeviren
© Suat Kemal Angı

Bu Bir Roman Değildir / David Markson
Kitabın Özgün Adı: This Is Not A Novel, and Other Novels

© Jaguar Kitap, 2024

1. Baskı: Ekim 2024

İngilizce Aslından Çeviren
© Suat Kemal Angı

Bayan Unguentine’nin Seyir Defteri / Stanley Crawford
Kitabın Özgün Adı: Log of the S.S. The Mrs. Unguentine

© Jaguar Kitap, 2021

1. Baskı: Ekim 2021

İngilizce Aslından Çeviren
© Suat Kemal Angı

Acil Gerçekdışılıkta Maceralar / Max Blecher
Kitabın Özgün Adı: Întâmplări în irealitatea imediată

© Jaguar Kitap, 2018

1. Baskı: Kasım 2018

Çeviren
© Suat Kemal Angı

Neden Hiçbir Şey Yok da Bir Şey Var? / Leszek Kołakowski
Kitabın Özgün Adı: O co nas pytają wielcy filozofowie

© Jaguar Kitap, 2016

1. Baskı: Haziran 2016

Çeviren
© Suat Kemal Angı

Wittgenstein’ın Metresi / David Markson
Kitabın Özgün Adı: Wittgenstein’s Mistress

© Jaguar Kitap, 2014

1. Baskı: Ekim 2014

İngilizce Aslından Çeviren
© Pelin Angı – Suat Kemal Angı


İbiza Yazıları / Walter Benjamin
Cem Yayınevi, 2024

Türkçesi: © Suat Kemal Angı

Onu okurken hem zevk almamızın hem de acı çekmemizin
nedeni, Walter Benjamin’in doğal zekâsından yazılarının espaslarına bile damlayan zehirdir. Bu yağmur ormanına sarhoş giren, bir engerek tarafından ısırılmayı göze almış demektir.

Alman Erkekler ve Kadınlar / Walter Benjamin
Cem Yayınevi, 2024

Türkçesi: © Suat Kemal Angı

Bu mektup kitabı, Benjamin’in belirli tarihsel dönemlerin nesnel yapılarla bağlantılı (yani zamansal olarak uzak çağların yine de eşzamanlı) olduğunu kanıtlayabilecek ‘tarihsel bir dizinin’ var olduğu fikrini rafine ettiği bir zamanda derlenmiştir.

Pasajlaşmalar / Walter Benjamin – Theodor W. Adorno
Cem Yayınevi, 2025

Türkçesi: © Suat Kemal Angı

Yirminci yüzyılın en esinleyici figürlerinden Walter Benjamin’in, eleştirel teorinin önde gelen isimlerinden Theodor W. Adorno ile mektuplaşmaları, karşılıklı fikir alışverişinin doğasına uygun olarak Türkçede ilk kez yayımlanıyor.

Mavi Çınlıyor Her Şey / Walter Benjamin
Türkçesi: © Suat Kemal Angı, 2026

Karl Kraus, Walter Benjamin’in üzerine en çok yazı yazdığı kişidir. Bu yazılardan 1928 tarihli ikisi [“Karl Kraus, Offenbach Okuyor” ve “Karl Kraus (Fragman)”] çok kısa metinlerdir. Gustav Glück’e adadığı ve Adorno’nun kusursuz olarak nitelendirdiği ünlü “Karl Kraus” denemesi ise 1931 tarihlidir.

Dindışı Aydınlanış: Walter Benjamin ve Gerçeküstü Devrimin Paris’i / Margaret Cohen
© ALFA Basım Yayım Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti., 2026

İngilizceden çeviren: © Suat Kemal Angı

Benjamin üzerine yazılmış en etkili eserlerden biri olan Dindışı Aydınlanış artık Türkçede…

Esrar Üzerine / Walter Benjamin
© İmge Kitabevi Yayınları, 2012

Türkçesi: © Suat Kemal Angı

“Afyonkeşin ya da esrarkeşin deneyimi, tek bir yerden yüz farklı yeri emecek güçte bir bakışın yaşattığı deneyimdir.”
— Walter Benjamin, Zoka Notlar (Tutanak 10)

Fakir Sanat / Leo Bersani, Ulysse Dutoit
© KETEBE Yayınları, 2024

Türkçesi Suat Kemal Angı

Edebiyat, resim ve sinemadan üç büyük figürü, yani Samuel Beckett, Mark Rothko, Alain Resnais’yi yan yana getiren Fakir Sanat, yeni bir sanat hareketini tasvir eder.

Geçmiş Şeyleri Hatırlamak / Matthew Rampley
© KETEBE Yayınları, 2023

Türkçesi Suat Kemal Angı

Benjamin ile ortak bir düşünsel zemini paylaşan Warburg hakkında Türkçedeki bu ilk kapsamlı çalışma, sanat ve kültür tarihi ile antropoloji alanlarına ilişkin özgün bir perspektif sunuyor.

Mimarlar İçin Benjamin / Brian Elliott
© KETEBE Yayınları, 2022

Türkçesi Suat Kemal Angı

Modern sanatın ve mimarinin önde gelen temsilcilerini ayrıntılı bir şekilde ele alan ve Benjamin’in eleştirel çalışmasına çağdaş mimari ve şehircilik bağlamında bir değer atfeden Mimarlar İçin Benjamin, Walter Benjamin’in mimariye duyduğu ilginin kısa ve kolay anlaşılır bir anlatısı.

Bana Benzer Bir Başka Aylaklık – Seçilmiş Şiirler (1930-1989) / Samuel Beckett
© Ayrıntı Yayınları, 2018

Türkçesi Suat Kemal Angı

“bizi şafağa
yalvartan gece
lütfun gecesi
in aşağı”

Yankının Kemikleri / Samuel Beckett
© Periferi Kitap, 2008

Türkçesi Suat Kemal Angı

“kum akıntısında benim yolum
kumul ve çakıl arasında
yaz yağmuru yağar hayatıma
ömrümse başından sonuna
yağmadan kaçınma”

Filozofun Köpeği / Raimond Gaita
© Totem Yayıncılık, 2020

Türkçesi Suat Kemal Angı

Raimond Gaita; papağan Jack, köpek Gypsy ve sokak kedisi Tosca gibi kahramanlarının yanı sıra, kelebeklerden örümceklere kadar birçok hayvanla ilgili düşündürücü ve yer yer komik öyküler anlattığı bu olağanüstü kitabında, hayvan doğası ve onlarla olan ilişkilerimizi kavrayışımız hakkında yanıtlanması zor fakat esinleyici soruların cevaplarını arıyor…

Auschwitz’de İki Kardeş / Malka Adler
© Dost Kitabevi Yayınları, 2020

Türkçesi Suat Kemal Angı

“Malka Adler’in yazdığı gibi yazmak büyük cesaret ister: yumuşatmadan, süslemeden, hayal gücüne yer bırakmadan.”

– Yehudit Rotem, Haaretz-International New York Times

Sırlar Evreni / James Bamford
© Dost Kitabevi Yayınları, 2009

Türkçesi Suat Kemal Angı

Ulusal Güvenlik Dairesi dünyanın en güçlü en yaygın haber alma teşkilatıdır. 11 eylül 2001’deki saldırıları önceleyen güvenlik boşluklarına dair yazılmış bir sonsözle birlikte, Sırlar Evreni, bizi Amerikan casus dünyasının odağına götürüyor. Kitap bu yönüyle tarihe ve soruşturmacı gazeteciliğe dair büyük bir yapıt.

Dada ve Gerçeküstücülük / David Hopkins
© Dost Kitabevi Yayınları, 2006

Türkçesi Suat Kemal Angı

Dada ve Gerçeküstücülük, yirminci yüzyılın en merak uyandıran ve tartışmalı sanat akımları olarak görülür. Plastik Sanatlar ve şiirin bu avangard bileşimi Breton, Duchamp, Ernst, Miro, Dali gibi tarihsel figürler yarattı. Bu iki öncü akım üzerinden sanat tarihinin bir dönemini çözümleyen etkileyici bir çalışma.

Mısır, Yunan ve Roma / Charles Freeman
© Dost Kitabevi Yayınları, 2003

Türkçesi Suat Kemal Angı

Antik Akdeniz uygarlıkları ve onlar arasındaki kültürel etkileşimin çağdaş dünyaya yön veren baskın bir vurguya sahip olduğu savından hareket eden bu kitap, sadece bu kültürel ve toplumsal ortak paydanın değil, aynı zamanda bu uygarlıkların da kendi içinde çözümlendiği başlıca bir kaynak olma niteliğini taşıyor.